Trabzonspor zor bir süreçten geçiyor.

Ekonomik anlamda atılan tarihi adımlar maalesef sahada istenilen sonuçların ve beklenen futbolun altında kalınca gölgede kalıyor.

Sahada istenilen sonuçların gelmemesini tetikte bekleyen de ciddi bir kitle olduğunu gözlemliyorum.

Şimdi TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’na Trabzonspor başkanlığı döneminde yakın durmam sebebiyle bugün yaptığım eleştirileri doğru bulmayanlar oluyor.

Yıllardır TFF’nin Galatasaray ve Fenerbahçe’ye karşı güzelliklerine hep şahit olduk.

Ezilen ise hep Anadolu kulüpleri ve İstanbul kulüplerine başkaldırarak lige damga vuran Anadolu kulüplerinin önderi pozisyonunda olan Trabzonspor oldu.

Fazlasıyla güvendiğim İbrahim Hacıosmanoğlu, TFF başkanlığında yapıyı kıracağına inanıyorken, parçalanan Trabzonspor’u izlemek acı verici oldu.

Geçmişten bugüne diyerek sözlere başlama vaktidir.

İbrahim Hacıosmanoğlu’nun Trabzonspor başkanlığı döneminde, kuyumcular çarşısı ve derin Trabzonspor çok güçlüydü. Aynı zamanda HaberTS olarak da biz Trabzon’un en çok okunan sitesiydik.

Trabzonspor Kulübü’nün sosyal medyada hiçbir aktifliği yokken, 2007 yılında bütün yatırımımı HaberTS’ye yaparak bir yola çıktık. Çok şükür de gücümüzü koruyarak ve ayaklarımızın üzerinde durarak bugünlere kadar geldik.

Dönelim tekrar İbrahim Hacıosmanoğlu’nu Trabzonspor başkanlığı döneminde neden fazlasıyla savunduğuma…

O dönemde Trabzonspor’un seçilmiş başkanına karşı planlar yapılmaya başlanmış ve kendisi şehirde haksızlıklara uğramaktaydı. Durum öyle bir hal almıştı ki neredeyse Trabzonspor’u kayyum yönetecekti.

Dönemin bakanı Faruk Özak, Hacıosmanoğlu’nun göreve devam etmemesi için yoğun çaba gösterirken, Hacıosmanoğlu da geri adım atmıyordu.

Herkes tarafını belli etmiş ve Hacıosmanoğlu’na karşı bir ayaklanma başlamıştı. Basında da Hacıosmanoğlu’nu savunan ve mücadelesine destek veren kişi sayısı bir elin parmağını geçmeyecek kadar azdı.

Hatta o dönemde rahmetli Cevat Kol, ”Hacıosmanoğlu’nu savunmaya devam et. Maçlara giremeyeceksin.” Şeklinde uyarısını yapmış ve Hacıosmanoğlu’nun başkanlığı döneminde basın kartı olan sayılı gazeteciler arasında olmama, Trabzonspor ile her gün özel haber yapmama, Trabzonspor haberleri en çok okunan sitenin yöneticisi olmama, içeride dışarıda bütün karşılaşmalara gitmeme rağmen karşılaşmalara basın mensubu olarak girememiştim.

Biz Trabzonspor’un seçilmiş başkanına karşı yürütülen algının her zaman karşısında durmayı tercih ettik. Para için savunduğumuzu, gücümüzü maddiyat için Hacıosmanoğlu’na verdiğimizi dile getirenler de oldu.

Yaklaşık 10 yıllık bir süreç bu yaşananlar.

Şimdi ise Trabzonspor’un seçilmiş başkanı Ertuğrul Doğan’a karşı yapılan haksızlıklara sessiz kalmadığımız için hakkımda konuşmalar duymaktayım. Ne tesadüftür ki, Hacıosmanoğlu döneminde beni benden iyi bilenler bunu yapıyorlar.

O zaman yazmaya devam edeyim.

Dönemin bakanı Faruk Özak’ın Trabzon’a geldiğinde ziyaret ettiği, en değer verdiği isimlerin arasındayken ve sayın Özak ile beraber hareket edenlerin en büyük desteği gördüğü dönemde biz haksızlığa uğrayan Trabzonspor Kulübü Başkanının tarafında olduk. O sürecin maddi mağdurlarından olsam da, duruşum hep Trabzonspor doğruları üzerine olduğu için pişman da değilim aldığım karardan.

Allah var, İbrahim başkanın kendisi de her zaman bana bir abi gibi yaklaştı. Bu yazıyı yazdığım ana kadar da en ufak bir tartışmamız dahi olmadı. Samimiyetiyle, kibirsiz duruşuyla gönlümde ayrı bir yer kazanmıştı.

Üzülerek belirtmek isterim ki şimdi ise hakem çetesinin Trabzonspor’a zarar verilmesine müdahale etmeyen bir TFF Başkanı olarak görüyorum kendisini.

Görünen köy kılavuz istemez.

TFF başkanı olmasına sevinmiştim. Çünkü Trabzon’da derin yapıya karşı direnişini çok net görmüştüm.

Ama maalesef TFF’de başkan seçildikten sonra Trabzonspor’un uğradığı haksızlıklar, Galatasaray ile Fenerbahçe’ye tanınan ayrıcalıklar benim ve benim gibi düşünen binlerce Trabzonspor sevdalısını büyük hayal kırıklığına uğrattı.

Her zaman Trabzonspor’dan taraf olmak, benim öncelikli görevim.

Mehmet Ali Yılmaz, Faruk Nafiz Özak, Özkan Sümer, Atay Aktuğ, Nuri Albayrak, Sadri Şener, İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu, Muharrem Usta, Ahmet Ali Ağaoğlu ve Ertuğrul Doğan’a Trabzonspor’un kattığını kimse katamaz.

Demem o ki, sokağa çıktığımızda insanlar bizlerle fotoğraf çekilmek istiyorsa, bu bize olan sevgisinden falan değil ha!

Trabzonspor’a olan bağlılığından. Bu futbolcu için de geçerli, gazeteci için de geçerli, yönetici için de geçerli kulübün başkanı için de geçerli bir durum.

Dünyanın en büyük şirketlerinin patronu olun böyle bir ilgi ve sevgiyle karşılaşmanız mümkün değildir.

Bunu net görmek gerekiyor.

Bize değer katan Trabzonspor’un çıkarlarını da koruyamazsak, Trabzonspor’da gelir gider dengesini başarmak üzere olan bir ismi yıpratırsak eğer olan bizi biz yapan Trabzonspor’a olacak.

Borçsuz bir Trabzonspor hedefiyle yola çıkan ve bu doğrultuda tarihi adımlar atan Ertuğrul Doğan’a karşı olmak akıl tutulmasıdır. Hem de sezon boyunca uğranılan bariz hakem hatalarına rağmen.

Şimdi diyen olacaktır elbet,” Sen Trabzonspor isen hakemi de yeneceksin.”

O işler öyle olmuyor işte Galatasray ve Fenerbahçe de “hakemi de yenecek” olsaydı bu sezon puan tablosunda en az 6 takım yarıştaydı.

Sonuçta Galatasaray’ın da Fenerbahçe’nin de Beşiktaş’ın da oynadığı futbolu görüyoruz. Kör değiliz.

Birileri Trabzonspor borçlu olsun bize mahkum olsun diye düşünürken, bir adam çıkıyor tapulu malı da değil ha Trabzonspor, saha sonuçları böyle giderse orada duramayacağını bile bile devraldığı borçla mücadelenin altına giriyor ve borcun kapanması için gecesini gündüzüne katıyor.

Eminim ki, Trabzonspor’da bu mücadeleyi verirken kendi işini de ihmal ederek ailesinin de rızkını feda ediyor.

Kendisi bilmiyor mu saha sonuçları olmadan o koltukta oturmasının ne kadar zor olacağını?

Biliyordur elbette de Trabzonspor’un gerçeklerini de görerek, kasa rahatlığına rağmen neden 3,4 tane dünya yıldızına milyon Eurolar saçmak ve günü kurtarmak yerine bankalar birliğine olan borcu kapatmayı tercih ettiğini görmüyor musunuz? Yoksa işinize mi gelmiyor…

Çok mantıklı bir rakama Mustafa Eskihellaç geliyor takıma kazandırılıyor buna tek kelam etmeyenler, Cham’ın performansını eleştiriyor. İşte bunları iyi görmek gerekiyor değerli Trabzonsporlular.

Emin olun ki taraftar başkan Ertuğrul Doğan’ın nelerle mücadele ettiğini, kulübe kazandırdığı projeleri göremez ve sadece saha sonuçlarına bakarak hareket ederse o da bir yere kadar dayanabilir.

Trabzonspor’a olan sevgisi belki dayanma gücünü arttırıyor ama oynanan oyuna bakılırsa mücadelesi de zor gözüküyor ve onun değerini Trabzonspor’u sevenler çok sonra anlayacaklar.

Doğruları yazmaya ve savunmaya devam edelim.

Trabzonspor geleceğin kadrosunu oluşturuyor.

Elbette Ertuğrul Doğan’ın başkanlığı döneminde transferde hatalar da yapılıyor fakat bedeli ödenmeyecek hatalar yapılmadığına emin olabilirsiniz.

Yani demem o ki, Trabzonspor transferde bedelini ödeyemeyeceği riske girmeyi tercih etmiyor.

Çünkü en iyi Ertuğrul Doğan gördü. Trabzonspor’un borç batağındayken camiada elini cebine atanların sayısını.

Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, duruşu olan bir başkanlık sergiliyor, haksızlığa boyun eğmek yerine başkaldırıyor.

Bunu görmek istersiniz, istemezsiniz.

Bugün Ertuğrul Doğan’ı para için desteklediğimi söyleyenler ile canlı yayın açarız. O zaman herkes görür, kimin neyi neden savunduğumu. Var mısınız?

Kaldı ki, şuanda HaberTS’nin gücü Hacıosmanoğlu döneminin 10’da 1’i kadar kaldı.

Son söz;

Trabzonspor başkanını savunanları “satılmış” olarak dillendirildiğini gördüğümüzde işime asılarak HaberTS’yi yeniden zirveye çıkartacağımıza da kimsenin şüphesi olmasın.

Trabzonspor VAR olsun, bu kötü günler son bulsun dileğiyle…

Mutlu bayramlar diliyorum.